21 Mayıs 2012

Gülemiyorsun ya, gülmek, bir halk gülüyorsa gülmektir.

 

 

   14-15 yaşlarındayız. Bir arkadaşımızın annesi öldü, cenazenin kalkacağı camiye gittik. Yüzümüzde yapmacık bir hüzün, gözler birilerinde bir açık arıyor, ki cenazeden sonra anlatalım.
Arkadaşın yanına gittik, babasıyla tabutun başında duruyor, gözleri şişmiş ağlamaktan. Başsağlığı dileyip sarıldık, kendini tutamayıp gene başladı ağlamaya. Üçümüz sarıldık hep birlikte ağlıyoruz. Bizi gören babası da kendini tutamadı, dudakları titredi, büzüldü, kendini sıktı ama dayanamadı o da başladı hıçkırmaya. Birileri gelip başımızı okşadı, biz ağladıkça ağladık, başta kadınlar olmak üzere bizi görenlerin de gözleri nemlendi. Yere çömeldik, gözlerimizi sildiler, burnumuzu silelim diye mendil verdiler. Biz burnumuzu kolumuza sildik.
- Ağlama artık ananın amı, sen ağlıyorsun diye çocukta ağlıyor!
- Sen neden ağlıyorsun o zaman?
- O ağlıyor diye ağlıyorum!
- Abdest aldın mı?
- Ne için?
- E cenaze namazı kılıcaz ya amcık! Tövbe tövbe!
Tamam deyip fırladı gitti, ama gitmesiyle gelmesi bir oldu.
- Abdest nasıl alınıyordu lan?
- Orda hortum var!
- Eee?
- Niyet ettim Allah rızası için namaz abdestimi almaya, diyorsun!
- Sonra?
- Sonra hortumu götüne sokup, musluğu açıyorsun.
Bacağıma bir tekme salladı. Annesi ölen arkadaş başını önüne eğip gizliden güldü, sonra toparlanıp ağlamaklı ifadeye geri döndü. Seni din dersinden geçiren hocanın ta amına koyyım,deyip nasıl alacağını tarif ettim. Gitti geldi, her tarafı sırıl sıklam.
- Bu ne lan, gusül abdesti mi aldın sen?
- Musluğa ayağımı dayadım, dandik bir şeymiş kırılıverdi contasını siktiğim!
Cenabet ibne! Deyip,gülmemek için zor durduk.
Namazdan çıkıp tabutun başına saf tuttular. Biz de girdik. Hoca tekbir getirdi eller bağlandı.
Hoca tekrar tekbir getirdi, Bu namazdaki gibi eğildi, koluna vurdum, baktı eğilen yok hemen kalktı. Hoca tekrar tekbir getirdi, bu gene eğilip sonra hızla kalktı. Biz gülmemek için kendimizi zor tutarken, bir tekbir daha, bu tam eğilecekken gene durdu, bana dönüp,
- Eğilme yok mu olm bu namazda?
Dedi. Annesi ölen arkadaş burnundan koca bir sümükten balon çıkararak, kıkırdadı, ben katılarak yere çömeldim. Sonra hızla hepimiz ordan kaçtık. Camii'nin yan tarafındaki, çitlenbik topladığımız mezarlığın içine dalıp ordan da okulun bahçesine girip yerlere yatarak, katıla katıla güldük. Zaten ota boka gülerdik.
- Annenizi sikiyim olm, beni de günaha soktunuz ibneler!
Dedi,gülmemek için kendini zor tutarak, annesi ölen arkadaş.
- Sen de bizim annemiz ölünce gülersin olm. N'apalım, tutamadık kendimizi!
Yıllar sonra benim annem öldü. Ama gülmedik. Ayrı durduk çünkü.
O günden sonra gülünmemesi gereken yerlerde hiç, bir araya gelmedik.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder