Ebeni sikeyim Aliii!!!
- Bana da atsanıza olm!
- Ben de oynamak istiyorum olm bana da atsanıza!
Diye
bağırarak bir aşağı bir yukarı koşturup duruyordu. Mahallede hiç bir
çocuğun sevmediği, hastanede ebelik yapan ve mahalledeki bir kaç çocuğun
da ebesi olan nemrut kadının oğluydu. Annesi bizimle oynamasına izin
vermez, o sokaktayken pencereden bakar, aramıza karıştığını görünce
hemen eve çağırırdı. Elbiseleri hep temiz ayakkabıları her zaman boyalı
ve yeniydi. Anası kirlenmesine izin vermiyorduki! Ne zaman mahallede
kaleleri kurup top oynamaya kalksak, hemen hortumu takar sokağı sulardı.
Biz de kapısına toplanır kimin ebesiyse ona " Aliii, ebeni sikeyim!
Haydaaar, ebeni sikeyim!" diye bağıra bağıra gezerdik. Tabi bir kova
suyu da üstümüze yerdik o ayrı. Biz oynarken aramıza karışmak için
kıçını yırtıyor, kimse de onu takmıyordu.
- Hep birbirinize atıyorsunuz lan, bana da atsanız ya ibneler!...
Birden
herkes dönüp bütün kartoplarını buna atmaya başladı. Önce sevindi,
karşılık vermeye kalktı, ama daha yere eğilemeden gelen kartopları
ağzını yüzünü dolduruyordu. Herkes sanki annesine olan hıncını oğlundan
çıkarırcasına çamurlu, yağlı, ne kadar pis kar varsa buna atıyordu. Üstü
başı sırılsıklam ve çamur içindeydi yüzü soğuktan kıpkırmızı olmuştu.
Yere çömelmiş hala kartopu yapmaya çabalıyordu. Bir ara, sanki gözünden
yaş geldi gibi geldi. Önüne gidip sırtımı atılanlara siper ederek
"atmayın ananızın amcıkları, yeter artık ağlıyo çocuk" diye bağırıp,
fırlamaları yolladım. Yüzündeki üstündeki karları temizledim. " Lan olm,
kartopu oynarken 'bana da atın, bana da atın' denmez, futbol mu
oynuyoruz! Tam aksine sen atıp kaçacaksın ki kartopu sana gelmesin"
deyip kaldırdım, soğuktan titriyordu.
Burnunu çekerek, dişleri
birbirine vurarak " sana bir tane atabilir miyim?" dedi. "At ama yüzüme
gelmesin bak!" deyip yerden bir kartopu hazırladım, titreyen ellerine
tutuşturup bir adım geri çekildim. Zar zor göğsüme doğru attı, nasıl
olduğunu bilmediğim garip sesler çıkararak " vay ibneye bak yaa, tam
kalbimden vurdu göt!" dedim. Dişleri takırdayarak gülümsedi, evine doğru
yöneldi. Ben de arkamı dönmüş, daha bir kaç adım atmıştım ki küt diye
kafama bir kartopu geldi, hırsla döndüm, koşarak evine girerken
gülüyordu. " Aliii ebeni sikeyim!" diye bağırdım. Ali de uzaktan "
n'oldu ananın amı?" diye seslendi. " Yok bi'şey amcık, hemen atlama!"
dedim, yanlarına gidip topladığımız tahta parçalarıyla kartonlardan
büyük bir ateş yakıp ısınmak için başına oturduk.
Ebenin oğlu bir daha sokağa hiç çıkmadı. Bazen yolda karşılaşırsak
yüzüme bakıp belli belirsiz gülümser. Okulda karşılaşırsak elindeki
simitin, açmanın ya da elinde o an ne varsa yarısını böler bana verirdi.
O büyüdü dişçi oldu. Biz bir sik olamadık!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder